Delikurtlar - Ülkücü Hareketin Net Adresi » Haberiniz Olsun » Haberler » Suskun kalanlar,kendi çocuklarınıza da hesap vereceksiniz

Haberler Güncel, siyasi, ekonomik tüm haberleri bu alandan takip edebilirsiniz.


Yeni Konu aç  Cevapla
Alt 26 Ocak 2013, 17:16   #1
kurtcebe
 
kurtcebe Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik:: 11 Ocak 2010
Konum: Afyonkarahisar/stuttgart
Yaş: 56
Mesajlar: 10.905
Teşekkür :: 25
Thanked 773 Times in 567 Posts
Itibar Gücü: 10 kurtcebe is on a distinguished road
Post Suskun kalanlar,kendi çocuklarınıza da hesap vereceksiniz

Suskun kalanlar,kendi çocuklarınıza da hesap vereceksiniz
Hukuk fakültelerinde Kürtçe hukuk dersleri mi koyacaksınız yoksa mahkemeleri “Türk, Kürt” diye ikiye mi ayıracaksınız?
Click the image to open in full size.
Bugün yargıda, yarın idarede, öbür gün bilmem nerede yani Kürtçe bilmeyen avukata diyorsunuz ki: “Şırnak'ta, Batman'da, Hakkâri'de davaya giremezsin.” Kürtçe bilmeyen hâkim, savcıya: “Güneydoğuda görev yapamazsın.” Bunun adı ayrıştırmak ve bölmek değil de nedir?

Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun Tasarısının 2. Maddesinin tasarı metninden çıkartılmasını için MHP Grubu tarafından verilen önerge lehine MHP Grubu adına konuşan Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz şunları söyledi:

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, 24 Ocak 2013. Bu tarihi anı defterlerinize yazın çünkü bugün birileri için dönüm noktası. Âkif'in tabiriyle “tek dişi kalmış” Haçlı Batı medeniyetinin rövanş anı. Bahsettiğimiz birileri dün “Bu coğrafya Türklere bırakılmayacak kadar kıymetli.” diyenler, doksan beş yıl önce Sevr Antlaşması'nı Türk milletinin önüne koyanlar…

Değerli milletvekilleri, Haçlı Batı emperyalizmi ile onun maşası eli kanlı PKK'nın Müslüman Türk milletiyle hesabı vardır, millî değerlerine düşmanlığı vardır. Bu değerlerden birisi de ortak dilidir, Türkçedir. Bir ülkeyi bölük pörçük etmek istiyorsan ortak dili kaldırırsın, insanları birbiriyle konuşamaz, anlaşamaz hâle getirirsin, gerisi çorap söküğü gibi gelir. 40 bin kişinin katili PKK iki ay önce açlık grevleri yaptırdı militanlarına. Taleplerden birisi de bildiğiniz üzere ana dilde savunma idi. Birilerinin allayıp pulladığı şekliyle bu bir savunma hakkı falan değil, düpedüz resmî dili, Türkçeyi tanımıyorum isyanı idi. Başbakan açlık grevleri sürerken esti gürledi. “Ölmediklerine göre bunlar aç değiller.” dedi, “Rejim yapsınlar.” dedi. Sonra ne yaptı? Oslo'da verilen sözlerin gereği olarak PKK'nın ana dilde savunma talebini Meclise getirdi. Zaten hazret hep bunu yapar. Türk milletinin aleyhine Meclise ne getirmişse ya da Meclisten ne çıkarmışsa hemen milleti, parti grubunu teskin etme, gazını alma, teröre sahte efelenme kisvesine bürünür, yüksek perdeden koca koca konuşur, sonra televizyon ekranlarına bakar “Kim söyledi bunları” der. Hatırlıyorum, Büyükşehir Yasası'nı çıkardıktan sonra BDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması tartışması başlatmıştı. BDP de “Biz buradayız” gibi bir meydan okumayla cevap verdi. Sonra kocaman bir hiç. Bunları hatırlattığımızda hayatınızda ilk kez duyuyormuş gibi bakıyorsunuz.

Yine birkaç gün önce Gaziantep'te Başbakandan bir çıkış: “Ne yani terörle mücadele etmeyelim mi?” Et, elini kolunu tutan mı var da bugün neden PKK'nın talebini bu gazi Meclisin önüne getiriyorsun?

Türk tarihinde esaret yoktur değerli arkadaşlar ama boyun eğmeyi, diz çökmeyi kabullenmiş maalesef gafiller vardır. Bu millet, Allah'ın izniyle ilânihaye yaşayacaktır. Türk milliyetçilerinin yemini var. Bin yıllık kardeşliğimiz mahşere kadar devam edecektir ve bu tuzak mutlaka ortadan kaldırılacaktır ama terör örgütünün talebini Meclise taşıyan zihniyet asla unutulmayacaktır çünkü bu millet Mustafa Kemalleri unutmadığı gibi Ali Kemalleri de unutmayacaktır. Şu andaki yargı sistemimizde dilden kaynaklanan bir eksiklik var mı? Yok.


Uluslararası hukukta ne varsa bizde de, ne bir eksik ne bir fazla, aynısı var. “Türkçe bilmeyene mahkemede tercüman verilir.” deniyor. Avrupa Birliği de Türkiye'ye bu konuda “Gözünün üstünde kaşın var.” dememiş, madem bir eksiklik yok peki, nedir bu işgüzarlık? Bu aymazlığın gideceği yer çok açık. Yarın hâkim de “Bu dil, bilmediğim bir dil, kararımı oluşturamıyorum, buraya bu dili bilen birisini oturtun.” Derse, ne yapacaksınız? Ana dili Kürtçe olan hâkim ve savcı mı arayacaksınız? Hukuk fakültelerinde Kürtçe hukuk dersleri mi koyacaksınız yoksa mahkemeleri “Türk, Kürt” diye ikiye mi ayıracaksınız? Bugün yargıda, yarın idarede, öbür gün bilmem nerede yani Kürtçe bilmeyen avukata diyorsunuz ki: “Şırnak'ta, Batman'da, Hakkâri'de davaya giremezsin.” Kürtçe bilmeyen hâkim, savcıya: “Güneydoğuda görev yapamazsın.” Bunun adı ayrıştırmak ve bölmek değil de nedir?

BDP'nin 2011 seçim beyannamesine bakın, orada deklare etmişler, “Ülke 20-25 özerk bölgeye bölünecek, şu şu hizmetler bölgesel meclislerde yapılacak ama emniyet ve adalet hizmetleri ortak yapılacak.” Yani diyor ki: “Ey, Türkiye Cumhuriyeti egemenlik hakkını benimle paylaşacaksın. Şehitleri, gazileri, onların emanetlerini, namus, haysiyet adına tüm mukaddesatınızı yok say, 'PKK istedi' diye üniter devletten vazgeç.” “Sahipsiz vatanın batması haktır.” diye boşuna uyarmamış şair. Galiba bu sıralarda aradığımız beyhude şey, PKK'nın bu talebine “Hayır” diyecek ve vatanın bütünlüğüne sahip çıkacak Türkoğlu Türk olduğunu unutmayan vatan sevdalıları, emin olun, bu şarkı burada bitmeyecek, suskun kalmanın bedeli ağır olacak ve emin olun sadece bizlere değil, kendi evlatlarınıza da hesap vereceksiniz.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

video-Suskun kalanlar,kendi çocuklarınıza da hesap vereceksiniz -video
__________________
SEHITLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
KÜRSAD YÜREKLI ÜLKÜCÜLER SAG OLDUKCA

Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümü
kurtcebe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
HABER ATA
Alt 28 Ocak 2013, 19:15   #2
kurtcebe
 
kurtcebe Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik:: 11 Ocak 2010
Konum: Afyonkarahisar/stuttgart
Yaş: 56
Mesajlar: 10.905
Teşekkür :: 25
Thanked 773 Times in 567 Posts
Itibar Gücü: 10 kurtcebe is on a distinguished road
Standart

Türkiyelilik safsatası
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ortak değerlerin saldırı altında olduğunu öne sürerek, "Bu saldırılar, mayından, kurşundan daha ağır, kahpe ve sinsidir" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Türk milletinin hangi ortak değeri varsa saldırı altında olduğunu öne sürerek, "Millet egemenliğini kullananlar tarafından yürütülen ve medya aracılığıyla yaygınlaştırılan bu saldırılar, toptan, tüfekten, mayından, kurşundan daha ağır, kahpe ve sinsidir" dedi.
Click the image to open in full size.
Vural, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, son zamanlarda Türk milletinin horlandığını, etnik kimliklere göre ayrıştırılmak istendiğini savundu.

AK Parti ve BDP'nin el birliğiyle Türk milletinin tarihine ve milli kimliğine hakaret etmeye devam ettiğini ileri süren Vural, Türk milletinin değerlerine sistematik bir şekilde saldırıldığını söyledi. Vural, "Millet egemenliğini kullananlar tarafından yürütülen ve medya aracılığıyla yaygınlaştırılan bu saldırılar, toptan, tüfekten, mayından, kurşundan daha ağır, kahpe ve sinsidir. Maalesef Türk milleti aşağılanmaktadır. Türk milleti düşmanlığı tırmandırılmakta ve ırkçılık yapılmaktadır" diye konuştu.

Vural, son dönemde "Türklük ırkçılıktır" diyenler olduğunu ifade ederek, "Haçlı seferlerine karşı İslam'ın sancaktarlığını yapan Türk milleti ırkçı mıydı? Biz burada silahla, topla, tüfekle mi kabul ettirdik milli kültürü, milli kimliği?' diye sordu.

Türkiye'nin nereye götürülmek istendiğinin açık ve net olduğunu belirten Vural, saldırının bu coğrafyayı vatan yapan Türk milletine yönelik olduğunu
savundu. Oktay Vural, "Türk milletinin hangi ortak değeri varsa saldırı altındadır" dedi.

"Otel gibi bir Türkiyelilik safsatası"
MHP Grup Başkanvekili Vural, saldırının sonuçta demokrasiye yönelik olduğunu, ortak bilinç ve iradenin olmadığı bir yerde demokrasi olmayacağını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Türklüğü ırkçılığa indirgeyip Türk milleti yerine, otel gibi bir Türkiyelilik safsatasını getiren zihniyetler, milli bilinci ortadan kaldırmak isteyenlerdir. Neden ve niçin bir arada bulunduğumuzun bilincinde olan, hangi etnik kimliğe sahip olursa olsun Türk milleti ailesinin her ferdine yönelik saldırı yapılmaktadır. Biz 'horonu da benim, Derilosu da benim, çepiği de benim, semahı da benim, karşılaması da zeybeği de Şeyh Şamili de benim' diyerek millet olduk. Ne yazıktır ki TBMM kürsülerinde Türk milletinin egemenliğini kullananlar, bu ortak değerlerimize acımasızca saldırmaya devam ediyor. Yakında, 'Bu coğrafya neden Türkiye' diyerek, buna da saldıracaklar. Kimin etnik kimliği varsa var ama unutmayalım ki Türk milleti, bu coğrafyayı vatan yapmanın adıdır, bu coğrafyayı vatan yapmış insanların birleşmiş, bütünleşmiş adıdır."

"Affa zemin hazırlıyorlar"
Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı psikolojik harekat yapıldığını ve ordunun sindirildiğini öne süren Vural, "Sonra PKK aklandı. Genelkurmay
başkanları terörist başı olarak zindanlara atılırken, Başbakan, İmralı canisinin yanına özel temsilcilerini gönderdi. Bunun çabalarını örtmek için şimdi kalkmış TSK'yı, PKK'nın dengesi ve eşiti konumuna düşürüyor. Affı getirecekler ya, 4. yargı paketiyle çıkartacaklar ya PKK ve KCK'yı, zemin hazırlıyor şimdi" iddiasında bulundu.

Başbakan'ın aynı konuda birbirinden farklı konuşmalar yaptığını belirten Vural, "Dün dediğini bugün inkar ediyor, bugün dediğini yarın inkar edecek" ifadesini kullandı.

Ana dilde savunmanın bahane olduğunu da savunan Vural, "Amaç, bu milletin dilini, egemenliğini bölmektir. PKK ve Kürtçülüğün her istek ve talebini yerine getirmek için zaman kollayan bir zihniyetle karşı karşıyayız" diye konuştu.
__________________
SEHITLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
KÜRSAD YÜREKLI ÜLKÜCÜLER SAG OLDUKCA

Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümü
kurtcebe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Bozkurtlar VİDEO SİTESİ
Alt 30 Ocak 2013, 15:11   #3
kurtcebe
 
kurtcebe Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik:: 11 Ocak 2010
Konum: Afyonkarahisar/stuttgart
Yaş: 56
Mesajlar: 10.905
Teşekkür :: 25
Thanked 773 Times in 567 Posts
Itibar Gücü: 10 kurtcebe is on a distinguished road
Standart

Kahveci'den ders niteliğinde mesaj
Demokrasi ve Kadın Platformu Başkanı hukukçu Ayşegül Dalkır Kahveci ;Resmi dili Türkçe olan bir ülkede sanığa Türkçe bildiği halde başka dilde savunma hakkı verilmesi devletin egemenliğini kabul etmemektir ."
Click the image to open in full size.

Av.Ayşegül Dalkır Kahveci anadilde savunma konusunda yaptığı açıklamada;

Anadilde savunma yasası olarak çıkarılan “isteyen kendini daha iyi ifade ettiğine inandığı dilde savunma yapabilir” ne demektir?
Daha evvel yasalarımızda türkçe bilmeyen vatandaşlar kendi dilinde savunma yapamıyormuydu?

"Ceza yargılama sistemimizde zaten sanık Türkçe bilmiyorsa mesela sadece Kürtçe biliyorsa ve anadili Kürtçe ise tercüman kanalıyla savunmasını yapabilmekteydi. Tabi ki savunma hakkı kutsaldır ve kimsenin savunma hakkı kısıtlanamaz.Nitekim işaret dili ile konuşan vatandaşlarımız dahi işaret dili bilen tercümanlarla savunmasını yapabilir.

Ancak sanık Türkçe bildiği halde bizim yargılama dilimiz ve resmi dilimiz Türkçe olması nedeniyle başka bir dilde mesela Kürtçe savunma yapacağını ifade etmesi kabul edilmemekteydi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi dahi bu konuda sanığın Türkçe bildiği halde ısrarla mahkemede Kürtçe savunma yapmak isteğinin resmi dil Türkçe olması nedeniyle veya Türkçe bilmiyor ve Kürtçe biliyorsa tercüman kullanma hakkı olduğundan bahsederek savunma hakkının kısıtlanmadığına karar vermiştir.

Zira resmi dili Türkçe olan bir ülkede sanığın Türkçe bildiği halde başka dilde savunma yapacağını ifade etmesi devletin egemenliğini kabul etmemektir.

KCK davalarında da aynen böyle olmuş ve cezaevlerinde açlık grevleri de bu nedenle yapılmıştır. Çok masum gibi görünen yasa değişikliği geçen hafta içinde gerçekleşti.Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa devletin resmi dili dışında farklı bir dile kanunlarımızda yer verilmiş oldu.

Son günlerde çarpıtılan MİLLET, ULUS ve HALK kavramlarının gerçek anlamlarını da bir kez daha ortaya koymak gerekir.

Halkbilimci ve etnologlara göre aşiretlerin müşterek bir dili konuşarak aralarında birleşmesi sonucu ortaya çıkan topluma HALK denir. Halk bir adım ileri giderek devlet kurar ve artık ULUS, MİLLET olmuşlardır. Atatürk de “ “TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ KURAN TÜRKİYE HALKINA TÜRK MİLLETİ DENİR “demektedir. Ulus kavramının aslı öz Türkçede “ULUŞ, ULUĞ, UŞ”tur. Uluğ-uş yönetim, devlet, imparatorluk gibi anlamlara geldiğine göre Atalarımız dahi ULUS kavramını kullanmaktaydı.

MİLLET kavramının ise ortak dil, ortak kültür, ortak tarih, ülkü birliğine ve manevi değerlere sahip aynı topraklarda yaşayan halklar topluluğuna denildiğini ulu önder Atatürk’ün tanımından da anlıyor ve biliyoruz. Dolayısıyla bilimsel ve tarihsel verilere ait bir tespiti ifade etmek hiçbir ırkın diğerinden üstün olduğunu ifade etmek değildir. Bu tür iddialar ve düşünceler tarihin çöplüğünde kalmış olup Anayasamızda da yer aldığı gibi herkes, ırk, dil, din, mezhep, renk ayırımı yapılmaksızın haklar bağlamında eşittir. Demokratik bir ülkede kimsenin buna itirazı olamaz.

Anadilde savunma adına yapılan yasal değişikliğin ardından acaba anadilde eğitim talebi ile birlikte ikinci bir yargı dili, ikinci resmi dil talebi mi gelecek? Ödünlerin sonu nereye varacak? Sanki bir insan hakkı ihlali varmış gibi baskı, şantaj ve terörle bağımsız bir devletin kanunlarına müdahale etmek ve o devletin de buna boyun eğmesi ne demokrasiyle ne de insan hakları ile bağdaşır.

Maalesef bugün ülkemizde yaşanan gerçeklik budur.
__________________
SEHITLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
KÜRSAD YÜREKLI ÜLKÜCÜLER SAG OLDUKCA

Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümü
kurtcebe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01 Şubat 2013, 17:37   #4
kurtcebe
 
kurtcebe Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik:: 11 Ocak 2010
Konum: Afyonkarahisar/stuttgart
Yaş: 56
Mesajlar: 10.905
Teşekkür :: 25
Thanked 773 Times in 567 Posts
Itibar Gücü: 10 kurtcebe is on a distinguished road
Standart

Hani sömürücülüğe karşıydınız?
Click the image to open in full size.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in, terörle mücadele konusunda AK Parti içinde yalnız bırakıldığını, ”terör baronlarına kurban edildiğini” belirtti.

Vural, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in ”BDP ve KCK’nın” isteği ile değiştirildiğini ifade etti.

Şahin’in ”Bir yerlere çomak soktuğum için talimat verildi” ifadesinin iyi anlaşılması gerektiğini, çomağın nereye sokulduğunun ve bunun kimi rahatsız etiğinin sorulması gerektiğini belirten Vural, Şahin’in, terörle mücadele konusunda AK Parti içinde yalnız bırakıldığını, terör baronlarına kurban edildiğini söyledi.

Oktay Vural, TBMM Sağlık Komisyonu Başkanı Cevdet Erdöl’ün istifasının da AK Parti içinde sorgulanan konulardan birisi olduğunu ifade etti.

Bir öğretmenin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a ”atama yoksa oy da yok” şeklindeki tepkisini anımsatan Vural, bu olayın ardından, hükümetin, öğretmen atamalarındaki haksızlığın üzerini örtmek için ”özür ataması” adı altında bir adım attığını söyledi.

Bu adımın basında ”müjde” başlıklarıyla yer aldığına dikkati çeken Vural, ”Bu neyin müjdesi- Bu yeni bir atama değil ki. Göstermelik bir adım. Hatta il içinde özür ataması bile yok. Mazeret atamaları da yok. Kimi kandırıyorlar-” dedi. Vural, söz konusu öğretmenin, hükümete, göstermelik de olsa atamalar konusunda bir adım attırdığını, bu nedenle vatandaşların korkmaması, korku imparatorluğuna teslim olmaması gerektiğini belirtti.

Oktay Vural, Erdoğan’ın, yeni öğretmen atamaları yapılmamasına gerekçe olarak bütçeyi gösterdiğini, ancak diğer yandan, ”120 milyar dolar rezervimiz var”, ”IMF’ye kredi açacak durumdayız” ifadelerini kullandığını dile getirdi.

Fransa’nın Mali’ye müdahalesini değerlendiren Vural, bu konuda hükümetten herhangi bir yorum yapılmamasını eleştirdi. Vural, ”Türkiye Kandil’e müdahale etmiyor, Fransa Mali’ye müdahale ediyor. Onların müdahalesi doğru oluyor, bizim müdahalemiz yanlış oluyor. Sayın Başbakan’dan, Dişişleri Bakanı’ndan Mali’ye saldırıyı kınayan tek bir cümle yok. Dut yemiş bülbüle döndüler. Hani sömürücülüğe karşıydınız? Siz kime hizmet ediyorsunuz? Egemen güçlerin emir ve politikalarıyla dış politika oluşturuluyor” diye konuştu.

Hükümetin, İsrail’in Suriye’ye saldırısını da kınamadığını belirten Vural, AK Parti ve İsrail’in, Suriye politikasında eş başkan gibi davrandığını öne sürdü. Vural, Büyük Ortadoğu Projesi’nin amacının İsrail’in güvenliğini sağlamaya yönelik olduğunu savundu.

Başbakan Erdoğan’ın, şiddetin hiçbir şekilde mazur ve meşru gösterilemeyeceğini söylediğini anımsatan Vural, ancak mazur ve meşru gösterenlerin yine kendileri olduğunu ileri sürdü. Vural, şöyle devam etti:

”Siz değilmisiniz ki ‘Ben de bunların yerinde olsam dağa çıkardım’ diyen? Terör örgütünün yaptıklarını meşru gösterenler, şimdi millete yine doğruları söylemiyor. Terör örgütünü bitiremedin de İmralı’yı muhatap görmedin mi sen- İmralı istiyor, AKP yapıyor. Kandil vuruyor, PKK vuruyor; AKP Kürdistan’ı kuruyor. Daha ne olsun- PKK’nın talepleri, AKP tarafından Meclis’e getiriliyor. Anayasa değişiklikleri, İmralı ve PKK ile hazırlanıyor.

Sayın Başbakan, ‘Silahlar konuşurken takdir edersiniz ki çözüm üretmek zorlaşır’ diyor. Demek ki Sayın Başbakan, TSK’yı ve PKK’yı silah kullandığı için bir ateşkes sürecine sokmak istiyor. TSK’nın terörü bitirmek için meşru bir şekilde kullandığı güçle PKK’nın katliamlarını eş değer hale getiriyor. ‘Terörün bir çözüm yolu olmadığını’ söylüyor. Peki kimle görüşüyorsun, terör örgütüyle görüşüyorsun.”

Erdoğan’ın, valiler toplantısında, ”Milletimizle daha yakınlaşmalı ve iklimin değiştiğini hissettirmelisiniz” dediğini belirten Vural, ”Yani, ‘millet kara kışta ama (Hayır bahar oluyor) diyeceksiniz’ diyor. Evet PKK için iklim bahardır ama Türk milleti için iklim kara kıştır. Başbakan, valilere, federasyoncu Kemal Burkay’ın ‘iklim değişti’ şiiriyle hitap ediyor. Başbakan’ın kılavuzu, Kemal Burkay” diye konuştu.
__________________
SEHITLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
KÜRSAD YÜREKLI ÜLKÜCÜLER SAG OLDUKCA

Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümü
kurtcebe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02 Şubat 2013, 15:16   #5
kurtcebe
 
kurtcebe Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik:: 11 Ocak 2010
Konum: Afyonkarahisar/stuttgart
Yaş: 56
Mesajlar: 10.905
Teşekkür :: 25
Thanked 773 Times in 567 Posts
Itibar Gücü: 10 kurtcebe is on a distinguished road
Standart

MHP’Lİ TANRIKULU: AİHM’DEN DÖNECEKTİR
Click the image to open in full size.
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, Bayraklı İlçesi’ndeki muhtarlarla buluşup, sorunlarını dinledi. Tanrıkulu, hükümete yüklenip, Meclis’ten geçirilen ‘anadilde savunma’nın AİHM’den döneceğini söyledi.

MHP Bayraklı İlçe Başkanı Taşkın Işık’ın önderliğinde düzenlenen “Muhtarlarların sorunları” toplantısına, MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu, İl Başkanı Necat Karataş ve ilçede bulunan mahalle muhtarları katıldı. Ahmet Kenan Tanrıkulu, muhtarların sorunlarına değindi. Muhtarlarla ilgili sorunların çözümü için ilk olarak 2008 yılında Meclis’e, ‘Muhtarların Mahalli ve Sosyal Hakları” ile ilgili kanun teklifi verdiğini, vermeye de devam ettiğine değinen Tanrıkulu, “Muhtarlar sadece seçim zamanı partililer tarafından hatırlanıyor. İzmir ve ilçelerinde partimiz hiç belediye başkanı çıkaramadı. Sadece Kiraz’da bir kez başkanlık kazanmıştık. Amacımız İzmir’de seçim kazanmak. Bayraklı’ya çok önem veriyoruz. Muhtar 7/24, 365 gün çalışır. Bir gün kapalı olsun, başına çalarlar. Muhtarlar demokratik seçimin ilk kademesi. seçimde her şeyi kendi yapıyor. Partisi ve yakasında parti rozeti yok. Birey olarak halkın önüne çıkıyor. Muhtarın ne yaptığını kimse bilmiyor. Hükümet çıkardığı büyükşehir yasası ile muhtarları tümden silmek istiyor. Buna ilk olarak köylerden başladı. Amaçları bazı belediye muhalefetlerini elinden alıp, oyları kendi ceplerine koymaktır. Durup dururken, eyalet sistemini uygulamak istiyor” dedi.

ANADİLDE SAVUNMA

Türkiye’de 10 senedir yapılan tüm seçimlerde şahibe olduğunu öne süren Ahmet Kenan Tanrıkulu, “İzmir’de yüzlerce oy çuvalları yakıldı. Tebligat kanunu değişmeli. Muhtar, polisle birlikte operasyona gidiyor. Dert bir değil elvan elvan. Amacımız sizlere nasıl bir hizmet ederiz diye çalışıyorum. Türkiye ile ilgili iki büyük tehlike var. Bunlardan biri ‘bütünşehir’ yasası. Diğeri ise ‘anadilde savunma’ hakkı. Birçok konu anlaşılmadığı gibi bu da anlaşılmadı. Bizim derdimiz bu ülke topraklarının derdi. Meclis’te adamların yapmadığı kalmadı. Sanığın savunmasıyla ilgili bir sorunu yok. Eskiden, mahkemelerde sanığa tercüman bulunuyordu. Şimdi ise hakim ve savcıya tercüman bulunmaya başlandı. Önce Oslo görüşmesi, ardından ada görüşmesi. Ada bir şahıs değil. Ada şöyle dedi, ada böyle dedi, diye neredeyse onun söyledikleri kanun gibi uygulanmak isteniyor. Anadilde savunma, AİHM’den de dönecektir. Orada çok değerli hakimler var” dedi.
__________________
SEHITLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
KÜRSAD YÜREKLI ÜLKÜCÜLER SAG OLDUKCA

Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümü
kurtcebe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04 Şubat 2013, 17:00   #6
kurtcebe
 
kurtcebe Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik:: 11 Ocak 2010
Konum: Afyonkarahisar/stuttgart
Yaş: 56
Mesajlar: 10.905
Teşekkür :: 25
Thanked 773 Times in 567 Posts
Itibar Gücü: 10 kurtcebe is on a distinguished road
Standart

"İktidar, artık millete yük haline gelmiştir"
Oktay Vural: "Artık bu ülkede polisler ve TSK kötü adam, İmralı kader kurbanı...Biri ecdadımızı işgalci gösteriyor, diğeri polise 'vururum' diyor. Asıl soru "bunları cesaretlendiren kim?" olmalıdır. Milletvekilliği ile; adam öldürmek, silah egemenliği birbiriyle bağdaşmaz"… "Polise tokat atana, teröristle yanak yanağa olana ne yaptılar? Yetmez deyip, 'sizi İmralı'ya da götürelim, ben götüreyim' dediler. Bu utanç verici tablonun cevabı günü geldiğinde verilecektir."
Click the image to open in full size.
"İktidar, artık millete yük haline gelmiştir" diyen Vural, "Milletin değerlerini, inançlarını kendi siyasal amaçları için yok sayan bir iktidar vardır ve bu dönemin artık sonlarına geldiğimizi umut ediyorum. Milletin onur, şeref, tarih ve mukaddesatını yok etmek isteyen bu pervasızlık artık hazmedilemez. Günübirlik fikir ve zikir değiştirenler, milleti aldatıp kandıranlar milletin birlik ve beraberliğini kendi siyasi gelenekleri uğruna heba etmekten çekinmeyecek kadar cüretkar olmuşlardır" şeklinde konuştu.

"Hükümet kundaktaki bebeleri öldüren bebek katili ve PKK ile doğrudan görüşmelere başladı" diyen Oktay Vural, yaşanan sürecin, Türk tarihinin en utanç verici safhası olduğunu söyledi.

Başbakan'ın "PKK ile hiçbir zaman masaya oturmadık, oturmayacağız" ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Örgütle pazarlık yapacak kadar namussuz ve ahlaksız değiliz" sözlerini hatırlatan Vural, "Milleti aptal yerine koyuyorlar, yalan bir para olmuş. Bu siyasete kim güvenecek? Siyaset namusu olanlarla yapılır" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın "Hükümetimiz bir vesileyle örgüt ve örgüt lideri ile görüşme imkanı buldu" sözlerini basın mensuplarına izleten Vural, "Bu ne utanç verici bir tablodur? PKK lutfetmiş, Türkiye Cumhuriyeti devletinin düşürüldüğü duruma, seviyeye bakın. İmralı ve PKK siyasi muhatap haline getirildi. AKP, PKK'ya teslim olmuş, milleti ve şehitlerimizin ruhunu da teslim etmek istiyor" şeklinde konuştu.

"Başbakan bebek katilinin odasındaki televizyonu dahi özel kalem müdür gibi ayarladı" diyen Vural, "Yurtdışına çıkarlarsa güvenliğini de sağlarız diyorlar. Yurtdışına semirtilmek, beslenmek için çıkacaklar ve TSK güvenliklerini sağlayacak. Düzmece açlık grevleriyle İmralı'yı pazarladınız. PKK ile mücadele akamete uğradı. Bedeli ne? Çık açıkla. Ne pazarlıklar yürütüyorsunuz" dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu'nun "Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin ezeli ve ebedi başkanıdır" sözlerini eleştiren Vural, "Tövbe diyorum. Savunduğumuz değerler için çok üzüntülüyüm. Siyaset değerler için yapılır. Sen kim oluyorsun da bu sıfatları birine atfediyorsun? Tüm Müslümanlardan ve Türk milletinden bu sözlerin için özür dileyeceksin. Bunların ayakları yerden kesilmiş" dedi.

Toplantı sonrası soruları cevaplayan Vural, BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Binici'nin BDP'nin bir organizasyonunda polise silah çekmeye yeltendiği görüntülerin sorulması üzerine, "Artık bu ülkede polisler, TSK kötü adam, İmralı kader kurbanı. Bu millet Meclis'te Boşnak ve Çerkezlere burası sizin vatanınız değil diyebiliyor. Hem Meclis kürsüsünden, hem de dışarıdan tüm dayatmaları yapıyor. AKP'nin verdiği destek sayesinde. Polise tokat atana, teröristle yanak yanağa olana ne yaptılar? Yetmez deyip, 'sizi İmralı'ya da götürelim, ben götüreyim' dediler. Bu utanç verici tablonun cevabı günü geldiğinde verilecektir. Bu zihniyet, sıcak yarada kezzap, beyin zarında sülüktür" dedi.

BDP Şanlıurfa Milletvekili Binici'nin bugün düzenlediği basın toplantısında, "Silah çektiğim takdirde hedef gözetler, gözünün ortasına da çakardım. Çünkü nefsi müdafaaya giriyor" sözlerinin sorulması üzerine ise Vural, "Biri ecdadımızı işgalci gösteriyor, diğeri vururum diyor. Asıl soru "bunları cesaretlendiren kim?" olmalıdır. Milletvekilliği ile; adam öldürmek, silah egemenliği birbiriyle bağdaşmaz. Adam öldürmek bir milletvekilinin kullanabileceği ifadeler değildir" dedi.

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün polislere yönelik "Hiç olmazsa eşek bir işe yarıyor" sözlerini de hatırlatan Vural, "Bu milletin askerini, polisini küçük gören zihniyetin yönettiği Türkiye'de bu tablo hiç şaşırtıcı değildir" dedi.

"Hükümet, cinayet şebekesini masum gösteriyor" diyen Vural şunları söyledi: "Hükümet, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'yu PKK'ya terk etmiş. PKK'ya şirin gözükmek için siyaset yapmaktadır. TBMM Başkanı'nın yakalananların yüzde 35'inin sünnetsiz olduğunu söylemesi de örgütü aklamak için sürdürülen psikolojik harekatın bir parçasıdır. AKP İmralı'ya şirin gözükerek siyaset alanını genişletmeye çalışıyor."

Meltem SALİMOĞLU
__________________
SEHITLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
KÜRSAD YÜREKLI ÜLKÜCÜLER SAG OLDUKCA

Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümü
kurtcebe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla

Bozkurtlar VİDEO SİTESİ
Alt 08 Şubat 2013, 17:07   #7
kurtcebe
 
kurtcebe Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik:: 11 Ocak 2010
Konum: Afyonkarahisar/stuttgart
Yaş: 56
Mesajlar: 10.905
Teşekkür :: 25
Thanked 773 Times in 567 Posts
Itibar Gücü: 10 kurtcebe is on a distinguished road
Post Bu bir azildir, talep bebek katili,

Bu bir azildir, talep bebek katili,

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural parlamentoda düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Click the image to open in full size.
ABD Büyükelçisinin ifadeleri üzerine hükümetten, "çağıracağız, haddi bildirilecek" şeklinde ifadelerin kullanıldığını belirten Vural, "Öğreniyoruz ki ABD Büyükelçisinin randevusu bir hafta önceden ayarlanmış. Saat kaçta görüşeceği belli… Yani öyle boş kabadayılıkla milleti bu şekilde aldatıp kandırmayı tercih eden bir zihniyet… Hem de büyükelçinin talebi üzerine olmuş. Adam gibi duracaksanız, dimdik durun bari. Dışişleri Bakanlığı'nca yapılan bir çağrı olmadığı açık ve net ortaya çıkmıştır" şeklinde konuştu.

Oktay Vural, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin İdris Naim Şahin'in görevden alınmasının ardından bunun müzakere süreci ile ilgili olduğunu ifade ettiğini hatırlatarak, Başbakan'ın da "bunlar niyet okuyorlar" şeklinde eleştirdiğini ancak Başbakan'ın katıldığı bir televizyon programında konuyla ilgili sorulan soruya "İstişarelerimiz vs… Bu süreç içerisinde böyle bir değişim gerekti. Çünkü terör olayı bizim için çok önemli bir süreç" sözlerine yer verdi. Vural şunları kaydetti:

"Demek ki terör baronlarına kurban etmek için almışsın sen, itiraf ediyorsun. Müzakere sürecine, bebek katiline kurban edilmiş bir bakan… Bu bir azildir, talep bebek katili, Kandil, BDP'den geliyor. İdris Naim Şahin'in bu müzakere sürecine kurban edildiği gayet açık ve net Başbakan tarafından ifade ediliyor"

MHP Grup Başkanvekili Vural, "AKP'nin adaleti, yargıyı zulmün temeli yaptığını" ifade etti. Dün ameliyat olan Saygun'un durumu ile ilgili olarak, "45 gün sonra ameliyat masasında cezaevi koşullarında kalması uygun değildir diyorlar. Niye? Ne olur ne olmaz, ameliyat masasında ölür de, aman sorumluluk bizden gitsin diye. Peki bundan önce siz adli tıp kurumu olarak bakımının hastane ortamında değil de hapishane ortamında da yapılabileceğini ifade etmediniz mi? O zaman belki hastanede yapsaydı, belki böyle bir riskle karşılaşmayacaktı. Bu, suçluluk kompleksinin tezahürüdür" dedi.

MHP'li Vural, "yargının siyasallaşmasına" dünkü basın toplantısında da değindiğini hatırlatarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın teşkilat ve görevleri hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname 14 Eylül 2011 tarihinde Resmi Gazetede yayınlandığını, bu kanunun 37. Maddesinin 3. Fıkrasında da "Bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer değiştirmeler yaz tatilinde yapılır" ifadesinin yer aldığını söyledi. Başbakan'ın 30 Ocak 2013'te eş durumundan öğretmen atamalarının Şubat ayında da yapılacağını söylediğini belirten Vural, şunları kaydetti:

"Çarşamba günü akşam Anayasa Mahkemesi'nin verdiği bir kararla 3 numaralı fıkranın bakanlıkça belirlenen özür gruplarına bağlı yer değiştirmeler yaz tatillerinde yapılır biçimindeki son cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar veriliyor. Soru bir, kanun ortada, yaz aylarında yapacağız diye kanun çıkartan sensin. Acaba birinci ihtimal, anayasa mahkemesinin bunu iptal edeceğine dair bir bilgi mi geldi sana? Onun için mi böyle hemen birdenbire biz ön alalım dedin? İkinci ihtimal, hükmü başbakan verdi, anayasa mahkemesi iptal etti. İkisi de yargının içerisinde AKP ile doğrudan doğruya ilişkili bir karar verme süreci olduğunu ortaya koyuyor. Hükümetin yargıyı nasıl etki alanı içerisine soktuğunu gösteriyor.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in, "bu yargıyla daha ne kadar devam edebilir?" sözlerini de hatırlatan Vural, "peki siz değil misiniz, 12 Eylül 2010 referandumunu yargıda büyük devrim yaptık, artık üstünlerin hukuku değil, haklının hukuku geçerli olacak diye söyleyen siz değil miydiniz? İşte bu yargı dediğiniz bu" şeklinde konuştu.
__________________
SEHITLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
KÜRSAD YÜREKLI ÜLKÜCÜLER SAG OLDUKCA

Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümü
kurtcebe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08 Şubat 2013, 17:12   #8
kurtcebe
 
kurtcebe Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik:: 11 Ocak 2010
Konum: Afyonkarahisar/stuttgart
Yaş: 56
Mesajlar: 10.905
Teşekkür :: 25
Thanked 773 Times in 567 Posts
Itibar Gücü: 10 kurtcebe is on a distinguished road
Post Mhp hatay milletvekili şefik çirkin'in basın toplantısı…

MHP HATAY MİLLETVEKİLİ ŞEFİK ÇİRKİN'İN BASIN TOPLANTISI…
Click the image to open in full size.
Şefik Çirkin: "İsrail uçaklarına Suriye'den hesap soracağına, Türk milletine neden hesap vermiyorsun? İnsan önce kendi tutumuna ve devletin düşürüldüğü aciz duruma bakarak utanmalıdır."

MHP Hatay Milletvekili Şefik Çirkin düzenlediği basın toplantısında, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Suriye'ye yönelik "Niye İsrail uçakları Esad'ın sarayının üzerinden uçup ülkesinin onuruyla oynarken bir çakıl taşı bile atmıyor?" sözlerini eleştirdi.

Geçtiğimiz yıl basında yer alan bir habere göre; İsrail uçaklarının 4 saat süresince Hatay'ın üzerinde uçtuğunu belirten Çirkin, konuyla ilgili Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na soru önergesi ilettiklerini, ancak bir yıl sonra gelen cevabın tatmin edici olmadığını söyledi.

Şefik Çirkin, "Dışişleri'nden gelen cevaba göre, Hatay üzerinde uçan, ışık yayan cisim olarak belirtilmiş. Ayrıca tarifeli uçak olabileceğinden bahsedilmiş. Yani ifade muğlak. Gelen cevapta, F16'ların yerde ileri yönde hazırlık durumuna geçirildiği bilgisine de yer verilmiş. Her ışık saçan cisimle ilgili hazırlık yapılıyorsa, hava kuvvetlerinin vay haline. Hava yollarının her gün aynı saatte geçen tarifeli uçağı için hazırlık olmaz. Bu olay muammadır ve açıklığa kavuşturulmalıdır" dedi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu'na "İsrail uçaklarına Suriye'den hesap soracağına, Türk milletine neden hesap vermiyorsun?" şeklinde seslenen Çirkin, "İsrail uçakları Hatay üzerinde 4 saat geziyor. Buna cevap vermek için neden 1 yıl bekliyorsun? Gelen cevaba göre, Türk hava savunma sistemi iflas etmiştir. İnsan önce kendi tutumuna ve devletin düşürüldüğü aciz duruma bakarak utanmalıdır" dedi.
__________________
SEHITLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ
KÜRSAD YÜREKLI ÜLKÜCÜLER SAG OLDUKCA

Saraylarda süremem
Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem
Şu öksüz Türklüğümü
kurtcebe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Paylaş

Etiketler
çocuklarınıza, hesap, kalanlar, kendi, suskun, vereceksiniz


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 13:27.
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, vBulletin Solutions, Inc.
Düzenleme - Tasarım ÖzTürkTASARIM
Bu site Lisanslı VBulletin kullanır