Delikurtlar - Ülkücü Hareketin Net Adresi » Türk İslam Ülküsü » Serbest Kürsü » Karanlık eller kimin?

Serbest Kürsü Adı üstünde serbest kürsü... Buyurun Türk Devleti ve milleti adına fikirleriniz.. görüşleriniz... ve çözüm önerileri...

Yeni Konu aç  Cevapla
Alt 30 Temmuz 2010, 18:13   #1
babakurt57
 
babakurt57 Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik:: 10 Ocak 2010
Konum: KURT BAŞINI ALLAH A ÇEVİRMİŞTİR, ONU ZİKREDER, ÇAKAL İSE KURT POSTUNDA ŞEYTANA HİZMET ETMEKTEDİR..
Mesajlar: 2.264
Itibar Gücü: 3 babakurt57 is on a distinguished road
Standart Karanlık eller kimin?

Orhan Karataş


Karanlık eller kimin?


Başbakanın yaptığı açıklamalar İnegöl ve Hatay'da nelerin olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Bir takım karanlık eller varmış, referandum öncesi ülkeyi karıştırmak istiyorlarmış. Başbakan da, "kim sokağa dökülürse terörün tuzağına düşer. Kimse sokak eylemlerini teşvik etmeye kalkmasın" buyurmuş.

Neresi belirsiz?

Ne kadar masum, ne kadar doğru tespitler. Ancak yine bir sorun var. Hükümetlerin işi "karanlık eller" diyerek, karanlığa kurşun sıkmak değil, olayı aydınlatmak ve gereğini yapmaktır. Kaldı ki, yaşananları bir sırra dönüştürmenin de alemi yok. Ne olduğu, nasıl olduğu, niçin olduğu zaten belli. İnegöl ve Dörtyol'da yaşananlar çıkılan ihanet yolunun yeni kilometreleridir. Ayrıştırdınız, gerdiniz, karıştırdınız, şimdi de sonuçlarını alıyorsunuz. Bunun neresi karanlık, neresi belirsiz? Bilerek ve isteyerek ülkeyi bu noktaya getirdiniz. Yanlış yaptığınızı, bu gidişle ülkeyi karıştıracağınızı söyleyenleri hafife almak ve meseleyi başka yerlere çekmeye çalışmak yerine, biraz duyarlı olsaydınız, biraz kulak verseydiniz sonuç bu olmazdı. Bizi asıl ürküten bu yıkım yolunda devam edecek olmanızdır. Çok daha vahim gelişmelerle bu milletin başına yeni belalar açma ihtimalinizdir. Zira, referandumdan isteğiniz sonucu çıkarttırabilmek için neleri göze alabileceğinizi geçmiş tecrübelerden çok iyi biliyoruz.

Hala anlayamadınız mı?

Bütün bunlar ortadayken bir genelleme yaparak bütün muhalefeti suçlu göstermeye çalışmanız endişelerimizi daha da arttırıyor. "Kim sokağa dökülürse, terörün tuzağına düşer" diyorsunuz. Kimin sokağa döküldüğünü, bırakın terörün tuzağına düşmeyi, teröristin bizzat sözcüsü olduğunu hala anlayamadınız mı? Siz bu ülkede yaşamıyor musunuz? Diyelim ki devletin istihbaratı yok, kimse size bilgi vermiyor. Hiç televizyon da mı seyretmiyorsunuz? Açın bir haber kanalını kimin sokağa döküldüğünü, kimin yakıp yıktığını, kimin ihanete soyunduğunu, kimin devlete meydan okuduğunu görürsünüz. Kaldı ki, devlet gücüne rağmen kendiniz gidip gördünüz ve buna rağmen bu yolda devam ettiniz. Daha dün BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak'ın "devlet yoksa biz varız. Sükuneti biz sağlarız" diyerek meydan okuduğundan haberiniz yok mu? Eğer bir el arıyorsanız hiç karanlığa bakmayın, işte karşınızda duruyor.

Şehitler ölmez, vatan bölünmez

Bu sözlerinizle eğer kendi yanlışlarınızı, bölücü örgüt ve siyasi uzantılarını kastetmiyorsanız, orada biraz durmanız lazım sayın başbakan. Nitekim zaman zaman genelleme yaparak ülkücü ve MHP'lileri kışkırtmaya ve siyasi emellerinize alet etmeye çalıştığınızı ibretle izliyoruz. O kadar ki en meşru, en demokratik haklarını kullanmalarını bile başka yerlere çekmeye uğraşıyorsunuz. Şehit cenazelerindeki halk infiallerini, ülkücülerle özdeşleştiriyorsunuz. Şehitlerden değil ama "Şehitler ölmez, vatan bölünmez" sloganlarından rahatsızlık duyduğunuzu gizleyemiyorsunuz. Eğer kastettiğiniz bunlarsa, kusura bakmayın. Biz şehidimize de sahip çıkarız, vatanımıza da. Gideceğimiz yeri de biliriz, duracağımız noktayı da. Biz huzursuzluğun değil, huzurun yanındayız. İhanetin düşmanı, bütünlüğün teminatıyız. Eşkıyanın değil, devletin hakimiyeti savunuruz. Kargaşanın değil, hukukun egemen olmasını isteriz. Özel hesapların, siyasi menfaatlerin şekillendirdiği bir düzeni değil, gerçek demokrasinin işlemesini bekleriz. Millet iradesinden başka güç tanımayız. Asıl olan devletin bekası, ülkenin bölünmez bütünlüğüdür. Onun için bu kadar gaflete, bu kadar ihanete rağmen soğukkanlılığımızı koruyoruz. Sabrediyor ve devlet erkini kullanan hükümetinizin gereğini yapmasını bekliyor ve istiyoruz. Eğer öyle olmasaydı, emin olun ki herşey çok farklı olurdu. Hala o koltukta oturabiliyorsanız, hala hükümette kalabiliyorsanız bu değerlere bağlılığımızdandır. Milletin bu ihanet dönemini mutlaka kapatıp, hesap soracağına olan inancımızdandır.

MHP sizin için de şanstır

İkinci defa iktidar olmayı, "hasat dönemi" olarak gördünüz ve birinci dönemde cesaret edemediklerinizi, gerçek niyetlerinizi hayata geçirmeye başladınız. Bu niyetlerin tezahürü gerginlik, kriz, toplumsal ayrışma ve çatışmadır. Oysa MHP'nin 70 milletvekili ile de olsa TBMM'ye girmiş olması, sizin için tarihi bir fırsat oluşturmuştu. MHP daha ilk günden itibaren yapıcı, uzlaşmacı, çözüm üreten politikalarıyla, basit ve sıradan bir muhalefet partisi olmayacağını, ülkenin ve milletin menfaatlerini herşeyin üstünde tutacağını ve hükümetin bu yöndeki icraatlarını kolaylaştıracağını gösterdi. Bunun sonucu olarak bir büyük kriz gibi duran Cumhurbaşkanlığı seçimi kolayca yapıldı. Demokrasi işledi. Meclis çalıştı. MHP, bu kadarla da yetinmedi. Türkiye'nin önüne gelen istisnasız her konuda pratik ve ülke gerçeklerine uygun çözümler üretti. Alternatifler sundu. Yol gösterdi ve harekete geçti.

Ülke çıkarları herşeyin üzerinde

Herkes, özellikle de AKP takımı elini vicdanına koysun ve düşünsün: MHP, bu kadar yapıcı, bu kadar makul, bu kadar dürüst bir siyaset yerine, AKP'nin yaptığı gibi duruma göre vaziyet alsa ve basit siyasi hesapları herşeyin önünde tutsaydı, Türkiye'nin hali ne olurdu? Bütün zorlamalara, ağır tahriklere, alçak saldırılara, yoğun iftiralara ve provokasyonlara rağmen itidalini, iyi niyetini, soğukkanlılığını asla kaybetmemiş, ülke çıkarlarını herşeyin üstünde tutma anlayışından asla vazgeçmemiştir.

Tek alternatif

Bugün hala bir ümit varsa, hala bir yerden dönme ihtimali bulunuyorsa, hala doğruyu ve makul olanı arama kapısı açıksa ve hala "demokrasi işliyor" denilebiliyorsa, bu tamamen MHP sayesindedir. MHP hem alternatif, hem istikbaldir. Kargaşadan, krizden, çatışmadan, demokrasi dışı güçlerden ve Türk milleti yerine dışarıda teslim oldukları kapılardan ümit bekleyenlerin, MHP'ye saldırmasının, yalan ve iftiralarla emellerine alet etmeye çalışmasının sebebi budur. MHP oyunu bozuyor ve bu ihanet sürecine "hayır" diyerek, Türk milletine gerçeğin ve makulün ne olduğunu gösteriyor.

Ortadoğu
__________________
BABAKURT
YAŞLANMAYAN BOZKURT

Click the image to open in full size.
BİN CİHAN'A DEĞİŞMEM ŞU ÖKSÜZ TÜRK'LÜĞÜMÜ
babakurt57 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
HABER ATA
Cevapla

Paylaş

Etiketler
eller, karanlık, kimin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 14:10.
Powered by vBulletin® Version 3.8.5
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Düzenleme - Tasarım ÖzTürkTASARIM
Bu site Lisanslı VBulletin kullanır